Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 10 Temmuz tarihli cuma hutbesinde, 15 Temmuz darbe girişimi ve din istismarı konusu ele alındı. “Din İstismarı” başlıklı hutbede, FETÖ’nün dini kavramları kendi amaçları doğrultusunda kullandığı belirtilerek, benzer yapılara karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı.
(ANKARA) – Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 10 Temmuz tarihli cuma hutbesinde, 15 Temmuz darbe girişimi ve din istismarı konusu ele alındı. “Din İstismarı” başlıklı hutbede, FETÖ’nün dini kavramları kendi amaçları doğrultusunda kullandığı belirtilerek, benzer yapılara karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yarın camilerde okutacağı cuma hutbesinde, 15 Temmuz’un Türkiye’nin birlik, kardeşlik, özgürlük ve hürriyetine kastedilen bir gün olduğu ifade edildi. Milletin, o gece minarelerden yükselen salalar eşliğinde vatanına, milli ve manevi değerlerine, istiklal ve istikbaline sahip çıktığı vurgulanan hutbede, “Önümüzdeki çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz’u gösterecek. 15 Temmuz, küresel güçlerin maşası olan FETÖ’nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gündür” ifadelerine yer verildi.
15 Temmuz’un aynı zamanda, milletin Allah’ın yardımıyla hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gün olduğu belirtilen hutbede, kadın erkek, genç yaşlı herkesin tek yürek olduğu kaydedildi.
“MİLLETİMİZ TARİH BOYUNCA ASLA DEVLETSİZ KALMAMIŞTIR, KALMAYACAKTIR”
Hutbede, Türk milletinin tarih boyunca devleti, bayrağı ve kutsal değerleri söz konusu olduğunda fedakarlıktan kaçınmadığı vurgulanarak, “15 Temmuz günü alçak saldırıyı gerçekleştirenler, hala hainlik planlayanlar, şehitlerimizin kanlarına saygı göstermeyenler bilmelidirler ki, kahraman milletimiz tarih boyunca asla devletsiz kalmamıştır, Allah’ın izniyle kalmayacaktır da. Bizleri tarih sahnesinde üç kıtaya hakim kıldıran, Malazgirt’le Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtıran, İstanbul’un fethiyle çağları değiştiren, Çanakkale ve Milli Mücadele’de devleştiren, 15 Temmuz’da ihanete ‘dur!’ dedirten, Allah’a olan teslimiyetimizdir, göğsümüzdeki imanımızdır, şehadet bilincimizdir” denildi.
“FETÖ’NÜN EN BELİRGİN FARKI DİNİMİZİ İSTİSMAR ETMESİDİR”
Hutbede, FETÖ’nün diğer ihanet şebekelerinden ayrılan en belirgin yönünün İslam’ı ve manevi değerleri istismar etmesi olduğu belirtildi. Hutbede şu ifadeler yer aldı:
“FETÖ’yü diğer ihanet şebekelerinden ayıran en belirgin fark, yüce dinimiz İslam’ı ve muazzez değerlerimizi istismar etmesidir, suret-i haktan
görünerek, ‘hoca’, ‘cemaat’, ‘hizmet’ gibi medeniyetimize ait kavramları alçak ihtirasları için kullanmasıdır. Gerçek amacını gizlemesi, gençlerin
geleceklerini karartması, menfaatleri uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü ve her türlü kötülüğü meşru görmesidir.”
“ŞER ODAKLARI, DİNİMİZİ İSTİSMAR ETMEYE VE TOPLUMSAL BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜ HEDEF ALMAYA DEVAM EDECEKLERDİR”
Diyanet’in hutbesinde, Türkiye’nin birliğini ve beraberliğini hedef alan yapıların faaliyetlerinden vazgeçmediği ifade edildi. Hutbede, vatandaşlara istismarcı yapılara karşı dikkatli olma çağrısı yapılarak, şunar kaydedildi:
“Vatanımızı bölmek, birlik ve beraberliğimizi zayıflatmak isteyenler, bu isteklerinden vazgeçmiş değillerdir. Şer odakları, dinimizi istismar etmeye, farklı kisve ve yöntemlerle; inancımızı, kardeşliğimizi ve toplumsal bütünlüğümüzü hedef almaya devam edeceklerdir. Fırsat buldukları her alanda nifak tohumları ekmeye, toplumumuzun huzurunu bozmaya çalışacaklardır.
Aziz Müslümanlar! İstismarcı yapılara geçit vermemek ve bunların tuzaklarına düşmemek için yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesini ehil, güvenilir kişi ve kurumlardan öğrenip hayatımıza aktaralım.
Çocuklarımız ve gençlerimizi sahih dini bilgi ile buluşturalım. Özellikle aile hayatımızda ve toplumsal ilişkilerimizde güven ve samimiyeti, dostluk ve kardeşliği daha sağlam hale getirelim. ‘Artık böyle tehlikeler geride kaldı!’ düşüncesiyle rehavete kapılmayalım; Müslümanlar olarak ferasetli ve basiretli davranalım. Fitnenin asla uyumadığını, ihanetin her an fırsat kolladığını, düşmanın her gün yöntem değiştirdiğini unutmayalım.”
Hutbenin sonunda, geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddes değerler uğruna canlarını feda eden şehitlere ve ahirete irtihal eden gazilere rahmet dilendi.
Hutbe, Hz. Muhammed’in, “Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür. Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür” hadisiyle sona erdi.
Bursa Perspektif ile Bursa’nın nabzını anbean takip edin. Gündemden siyasete, ekonomiden şehir yaşamına, kültür-sanattan yerel etkinliklere kadar Bursa’ya dair en güncel gelişmeleri tek adreste keşfedin. Şehrin ritmini yakalayın, hiçbir detayı kaçırmayın.
Yorum Yap