TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’nda, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve İstanbul’da yürütülen saha incelemeleri ile kurum görüşmelerinin detayları ele alındı. Komisyonda konuşan milletvekilleri, okullarda buton veya fiziki güvenlik tedbirlerinin yanı sıra erken uyarı sistemlerinin kurulması, büyük okul yapıları yerine butik okulların desteklenmesi, dijital riskler ile dizilerdeki şiddete karşı tedbir alınması, CİMER üzerinden öğretmenlere yönelik baskıların kaldırılması ve atamalarda idari ihmallerin önüne geçilmesi gerektiğine dikkati çekti.
(TBMM) – TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’nda, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve İstanbul’da yürütülen saha incelemeleri ile kurum görüşmelerinin detayları ele alındı. Komisyonda konuşan milletvekilleri, okullarda buton veya fiziki güvenlik tedbirlerinin yanı sıra erken uyarı sistemlerinin kurulması, büyük okul yapıları yerine butik okulların desteklenmesi, dijital riskler ile dizilerdeki şiddete karşı tedbir alınması, CİMER üzerinden öğretmenlere yönelik baskıların kaldırılması ve atamalarda idari ihmallerin önüne geçilmesi gerektiğine dikkati çekti.
TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanarak bölge milletvekillerini dinledi. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Beyazıt, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve İstanbul’a yapılan çalışma ziyaretleri, olay yerindeki incelemeler, mağdur aileler ve yaralılarla yapılan görüşmeler hakkında komisyon üyelerini bilgilendirdi.
Kahramanmaraş’a 14-15 Mayıs ve 12-15 Haziran tarihlerinde iki ayrı çalışma ziyareti gerçekleştirdiklerini belirten Beyazıt, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yerinde inceleme yaptıklarını ifade etti.
Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerin kabirleri ile ailelerini, ayrıca hastanede tedavisi süren ve yaralanan çocukların ailelerini ziyaret ederek sağlık durumları ve talepleri hakkında bilgi aldıklarını dile getiren Beyazıt, “İncelemede saldırı sonrasında olay yeri incelemeyi gerçekleştiren emniyet mensuplarından olayın gerçekleşme biçimine dair ayrıntılı bilgiler aldık. Kahramanmaraş Valiliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantıda ilgili kurum müdürlerini dinleyerek saldırıyı gerçekleştiren çocuğun eğitim hayatına, olayın gerçekleşme sürecine ve güvenlik kuvvetlerinin saldırıya müdahalesine, saldırı sonrasında sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahaleye ve ilerleyen süreçte yaralı çocuklarımıza verilen sağlık hizmetlerine, ailelerimize ve yaralı çocuklarımıza verilen acil sosyal desteğe dair bilgiler aldık. Devamında, Ayser Çalık Ortaokulunun eski idarecilerini, halihazırda görevde bulunan idarecilerini, rehberlik öğretmenini ve olaya tanıklık eden diğer eğitimcileri dinledik” dedi.
“SOSYAL MEDYADAKİ TEHDİT MESAJLARI VE EMNİYET SÜREÇLERİ ELE ALINDI”
Şanlıurfa ve Siverek’teki temaslara ilişkin de bilgi veren Beyazıt, Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen olayla ilgili mülki idare amirleri, emniyet mensupları ve okul idarecilerinin dinlendiğini söyledi.
Beyazıt, “Lisenin eski öğrencisi olan saldırganın eğitim ve öğretim gördüğü dönemki profili, saldırı sonrasında yaralanan öğretmenlerimize, polisimize ve öğrencilerimize verilen sağlık hizmeti ve psikososyal destekler hakkında bilgiler aldık” diyerek Siverek’teki görüşmelerde failin sosyal medyadaki tehdit mesajlarının idarecilerce nasıl ele alındığı ve emniyet birimlerinin şikâyetleri nasıl değerlendirdiğinin incelendiğini aktardı. Ayrıca Beyazıt, saldırıda gözünü kaybeden öğretmen, yaralı öğrenciler, okul kantincisi ve polisle görüşmeler yapıldığını söyledi.
“İSTANBUL ZİYARETİNDE DİJİTAL RİSKLERLE MÜCADELE DEĞERLENDİRİLDİ”
Son olarak İstanbul’da yürütülen çalışmalara değinen Beyazıt, 2 Mart 2026 tarihinde Çekmeköy’de bir öğretmenin hayatını kaybettiği olay kapsamında İstanbul Valisi, kaymakamlar ve kurum yetkilileriyle geniş katılımlı bir toplantı yaptıklarını kaydederek, “Menfur saldırıda olayın meydana geldiği gün ve sonrasında yürütülen süreçle ilgili yapılan çalışmalar ve alınan tedbirler hakkında kurum yetkililerini dinledik. Çocuklarımızın güvenliğini esas alan çalışmalar, dijital risklerle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon süreçlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirdik” ifadesini kullandı.
AK PARTİLİ KİRİŞÇİ: BÜYÜK OKULLAR YERİNE BUTİK OKULLAR ÖNCELENMELİ
Komisyonda söz alan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi, 15 Nisan Çarşamba günü AK Parti grup toplantısı sonrasında olayın haberini aldıklarını söyledi. Haber üzerine İçişleri Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı ile iletişime geçtiklerini belirten Kirişçi, saat 13.30 itibarıyla Kahramanmaraş’a intikal etmek için çalışma başlattıklarını ifade etti.
Milletvekilleri, AK Parti İl Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanının yanı sıra İçişleri Bakanı, Millî Eğitim Bakanı ve Sağlık Bakanı ile birlikte Esenboğa’dan kalkan uçakla saat 16.30’da Kahramanmaraş Havalimanı’na ulaştıklarını aktaran Kirişçi, yürütülen ilk temasları aktardı. Kirişçi, programa Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen Ticaret Bakanı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile Adalet Bakanının da katıldığını kaydetti.
Okul binalarının fiziki yapısı ve öğrenci kapasitesi üzerine değerlendirmelerde bulunan Kirişçi, okul idarecilerinin öğrencileri yakından tanımasının önemine dikkati çekti. Kirişçi, şunları söyledi:
“Okullar yaptırılırken hepimiz, derslik sayısı çok olsun arzusu içerisinde oluyoruz ama ölçek büyüklüğü bence çok çok önemli. Burada da öğretmenlerimizin ve de okul idarecilerimizin hakim olabilecekleri bir okul mevcudu, tabii ki derslik sayısı bunda bir etken ama bir derslikte kaç öğrencinin olduğu konusu da bunlar da önemli. Okul idarecisinin okulun kapısından giren öğrenciye veya derste koridorda gördüğü bir öğrenciye, onun yüz hatlarına bakarak kim olduğunu tanıyor ve nasıl bir ruh hali içerisinde bulunduğundan da iyi kötü haberdar oluyor olması gerekir. Büyük büyük okullar yerine daha butik, daha az derslikli okulların bence öncelenmesinde, bunun özendirilmesinde yarar var.”
CHP’Lİ ÖZTUNÇ: ERKEN UYARI SİSTEMİMİZ YOK
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, üç aydır dinledikleri uzmanlar ve emniyet mensuplarının sunumlarına dayanarak güvenliğin şart olduğunu ancak tek başına çözüm sunmadığını belirtti.
Saldırıları gerçekleştiren çocukların olay öncesinde belirgin sinyaller verdiğine dikkati çeken Öztunç, eğitim sisteminde bir erken uyarı mekanizmasının bulunmamasını eleştirdi. Öztunç, “Bir erken uyarı sistemimiz yok yani Maraş’taki çocuk 32 kez rehberlik danışmanına gitmiş, İstanbul’daki de benzer, galiba 8-10 kez rehberlik danışmanına gitmiş. İşte 3’ten sonra Aile ve Sosyal Hizmetler, 5’ten sonra Millî Eğitim, 6’dan sonra Emniyet, yurt dışında olduğu gibi, bir şekilde bu çocuklara müdahale etmelidir” dedi.
“CİMER ÜZERİNDEN ÖĞRETMENLERİN ÜZERİNDEKİ BASKI KALDIRILMALI”
Eğitim sistemindeki aksaklıklara ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlara değinen Öztunç, “Öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmeli yani ekonomik mağduriyeti giderilmeli başka bir tartışma ama bir de öğretmenlerin başında CİMER diye bir sorun var arkadaşlar. En ufak bir şeyde ‘Görürsün sen hocam, bir CİMER’e bakar’ diyor öğrenci. Ya da veli oğlunu uyaran, kızını uyaran öğretmene tak diye yazıyor CİMER’e, CİMER hemen soruşturma. Bir defa, bu CİMER meselesi yeniden ele alınmalı eğitimle ve öğretmenlerin şikayetiyle ilgili. Evet, sıkıntı yaratan öğretmenler de vardır ama bütün öğretmenleri aynı kefeye koyarak, CİMER üzerinden öğretmenlerin üzerindeki baskıyı kaldırmak gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“RTÜK CEZALARI CİDDİ ŞEKİLDE AĞIRLAŞTIRILMALI”
Öztunç, geçmişte RTÜK üyeliği yaptığını hatırlatarak Üst Kurul’un denetim yetkisini daha etkin kullanması gerektiğini ifade etti. RTÜK’ün düzenleyici ve denetleyici bir kurum olduğunu ancak içerik yasaklama yetkisinin bulunmadığına dikkati çeken, “Bu, sansüre girer. Ne yaparsın? Müeyyidesini uygularsın, bahsettiğiniz sabah programlarındaki iğrençlikleri kesersin. Bu, ikili diyalogla da olur ya da 6112 sayılı Yasa’ya göre verilecek para cezalarıyla da olur. Ağırlaştırırsın o cezayı. Ya, dizi izliyorsun, adam bir dizi içerisinde 5 defa evleniyor, boşanıyor, 20 kişiyi öldürüyor. Her türlü rezillik var. Burada, RTÜK’e görev düşüyor, RTÜK işi gücü bırakmış, muhalefetle uğraşıyor” ifadesini kullandı.
AK PARTİLİ PINARBAŞI: OLAYI KAYNAĞINDA KAPATMAMIZ LAZIM
Komisyonda değerlendirmelerde bulunan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı, Türkiye’de ilk kez bu nitelikte bir olayın yaşandığını dile getirerek televizyon dizileri ve dijital mecraların kontrol altına alınması gerektiğine işaret etti.
Çocukların gelişiminde ve takibinde en büyük rolün aileye düştüğünü belirten Pınarbaşı, okullardaki sorunlu davranışların erken tespiti için idarecilere ve ailelere düşen görevlere ilişkin, “Bugün sadece Milli Eğitimdeki idarecinin bu olayları önlemesi mümkün değil. Bugün bir çocuğun yetişmesinde en büyük etken anne babasıdır, ailedir ve bir çocuğun gidişatını en iyi bilen de evdeki annedir. Bu yönde biz bir boşluk doğurduk. İdareciler, okullarında problemli olan çocukları tespit edebilir, bu zor bir şey değil. Çocuk asi mi, çeteci mi, bunları tespit edip önce aileleriyle irtibata geçilmesi gerekir” dedi.
Aileler ve çocuklar için rehabilitasyon süreçlerinin devreye sokulması gerektiğini vurgulayan Pınarbaşı, “Aile Bakanlığımızla yakın temasa geçilip bu çocukları ve ailelerini rehabilite edecek işlemleri yapmamız lazım. Olay olduktan sonra alınacak tedbirlerin bir önemi yok. Okullarda ‘akran zorbalığı’ adı altında çeteleşme vardı, bunu önlemek lazımdı. Sorumluluğu birbirimize atmadan bunu önlememiz lazım. Bizim olayı kaynağında kapatmamız lazım. Hiçbir insan suçlu doğmaz, onu toplum yapar. Toplumun gelişimleri bu çocukları bu şekilde yönetiyor” şeklinde konuştu.
DEM PARTİLİ AYAN, BÖLGEDE YAŞANAN İHMALLERİ ANLATTI
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, 2023 yılından bu yana Şanlıurfa’da görev yapan İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu’nun geçen hafta itibarıyla merkeze çekildiğini hatırlattı. Sultanoğlu’nun Karaman İl Milli Eğitim Müdürü olduğu 2012-2015 yılları arasında Ensar Vakfı bağlantılı çocuk istismarı skandalının yaşandığını belirten Ayan, kent vekilleri, sendikalar, meslek örgütleri, öğretmenler ve velilerin bu atamaya itiraz ettiğini aktardı.
Hakkında idari soruşturma yürütülen bir ismin göreve getirilmemesi gerektiğini defaatle vurguladıklarını kaydeden Ayan, “Karaman’da çocukları koruyamayan ve hakkında böylesi bir idari soruşturma yürütülen bir kişinin Urfa’da bir il müdürü olmaması gerektiğini defaatle dile getirdik. Sadece biz dile getirmedik, biz kentin vekili olarak bunu biz söyledik ama aynı zamanda sendikalar, meslek örgütleri, öğretmenler, hocalar, veliler, bunların tamamı dile getirdi yani ‘Asım Sultanoğlu’nun Urfa Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmasını istemiyoruz’ dediler. Fakat maalesef, hiçbir şekilde bu konuda yapmış olduğumuz sözler, itirazlarının hiçbiri ciddiye alınmadı” ifadelerine yer verdi.
Siverek’te yaşanan olaya ve bu süreçteki kurumsal sorumluluklara değinen Ayan, “Siverek’te yaşanan vakanın, Siverek’te yaşanan olayın tek müsebbibi Asım Sultanoğlu’dur demiyoruz ama böylesi bir ağır ihmali bulunan bir kişinin Urfa gibi 3 milyonluk bir kentte şube müdürü yapılması ihmaller zincirinin bir parçası olarak görüyoruz” dedi.
Bursa Perspektif ile Bursa’nın nabzını anbean takip edin. Gündemden siyasete, ekonomiden şehir yaşamına, kültür-sanattan yerel etkinliklere kadar Bursa’ya dair en güncel gelişmeleri tek adreste keşfedin. Şehrin ritmini yakalayın, hiçbir detayı kaçırmayın.
Yorum Yap